köy havası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
köy havası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2014 Pazar

EN'ler bir arada

Merhabalar,
bir köy gezimizin daha en önemli noktalarından bir kare paylaşmak isterim. Çünkü en yaşlılarımızla en gençlerimizin bir araya geldiği bir kaç kare belki nesiller arası aktarılacak en güzel hediye. Her ne kadar Su yanında Ediz abisi olamdan köyde pek bir şey yapmak istemese, çabuk sıkılacağını düşünse de büyük ninemizin bahçesi onun için hep bir keşif ve oyun alanı oldu. 

29 Ekim 2013 Salı

Bir bayram tatili daha

Sevgili okur,
bayram tatili diye sevindik ama kayınvalidemin omzu çıkıp kırıldığı için pek de mutlu olamadan buna şükür diyerek kısa bir köy havası aldık.
Bu kısa dinlenceden eli boş çıkmamak adına bol bol kızımla hava alıp son günlelerin tadını çıkarmaya çalıştık. Ben de minik minik makinamın ayarlarıyla oynamaya başladım.

Köyün mutlu keçisi minik Su:)
 

17 Ekim 2013 Perşembe

Bag bozumu

Sevgili Okur,
bayram seyran demedik, bağ bozumu yaptık; İstanbul'dan kankam, onun arkadaşları, kuzenler, yengemler, dayımlar, komşularımız, hemen herkesin eli bir ucundan değdi.

Sabah herşey iyidi, ben de Su'ya bakmakla görevlendirildiğim için gayet rahat ve hatta içten içe çok da iş yapamamaktan rahatsız bir şekilde fotoğraf çekmeye bile vakit buldum. Bağı tanıyan ya da bağa ilk kez giren diye ayırım yapmadan herkes eline aldı makasını ve gösterildiği gibi muhabbet ede ede, şarap olacak nefergeleri aradı durdu koca yaprakların arasında...

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Makarna makinem:) Vol1

Sevgili okur,
kendimi şımartmak için ne mi yaptım? ilk olarak makarna makinesi aldım. Uzuuuun zamandan beri ara ara baynimin köşesinde pop up açan bir üründür kendisi ve en sonunda istek listesinden çıkıp somut olarak bankoya oturdu.

"Kendi evine bir kap yemek yapar mısın a be kadın?"diyenleriniz olabilir , haklı nedenleri de vardır. Kendi kendime bu cümleyi en çok ben sarf ederek kendimi durduruyordum zaten ama bu bahsettiğim pop-up olayı sıkıntı verdi en sonunda ve "bir kere geliyorum dünyaya" (yani benim bildiğim öyle, sanırım:S) diyerek aldım.

30 Ağustos 2013 Cuma

Köy havası

Merhaba Sevgili okur, 
sen bıkacaksın ama ben bıkmam kuzumun hallerini yakalamaktan.genelde mutlu ve huzurlu bir çocuk Su, ama büyüdükçe mızmızlanmaları ve bazen de abuk subuk anlayamadığım şeylere saniyeler içinde gözyaşı dökebilecek noktaya gelmesi sıklaştı. Bu da biraz yorucu, 15dkda bir mızlama, neye olduğunu anlayamadan hop ağlama, onu susturunca başka mayına basıp tekrar mızlanma ve hop başka bir ağlama mayını...nerede yürüdüğünüze çok dikkat etmek gerekiyor bazı zamanlar:) İşte bu alttaki de bu feverean dakikalarından bir kare:(

7 Temmuz 2013 Pazar

Sıradan ve mutlu

merhaba,
bu haftasonu köy havası iyi geldi, banyoda eğlendik (ama fotolarımız mahremiyet nedeniyle gizli:P) dışarıda bo bol yattık yuvarlandık kuzuyla. Aslında normal, rutin aktivitelerimizden keyif aldık ve benim için işteki stresli dönemden kısa bir uzaklaşma fırsatı oldu. İnsan gerçekten aile içindeki mutlulukla, çocuğundaki umutla, çocuğunun gözünün içinin gülmesiyle daha farklı bir ruh huzuru tadıyor.

henüz bu gözlerdeki saflık ve güzelliği anlatacak kadar iyi kullanamıyorum makinemi, ancak bir kaç kareyi yakaladım..bunlar da bana o mutlu dakikalarımızı hatırlatacak...

huzurla kalın...


29 Nisan 2013 Pazartesi

Bir bahar, Bir minik...



Bahar geldi, alerjilerde çevredeki çiçekleri bitkiler haşerat gibi coştu çağladı. Burnumuz minik bir dereye, gözler minik su pınarlarına dönüştü. hele ilaç almayı unutup dışarı çıkmaya gör. Göremezsin çünkü gözün akar burnun dursa hapşurman durmaz... Herkezler bahar gelsin diye sayıklar, ben bahar bitsin diye...
Bu güzel (!) mevsimde:) kızımdan ve babamların bağından yakaladığım kareler geliyor...

Poz, poz, poz... Her deklanşör sesinden sonra da "bakıcam, bakıcam" diye yanıma koşmasını benim onu geri gitmesi için iknalarım izliyor..

 Kendi tatlılığı yetmiyormuş gibi nedir bu poz merakı bilemiyorum...


 Bağ da uyandı, babama da işler çıkardı, iz elementi, gübresi, ara çapası, ilacı bitmez işler başladı... Bizim bağda da aynı işler gerektiğinden eniştemiz güneş altında yanmaya başladı bakalım babamla birlikte... Neyseki öğreten, bir bilen var...

 Minik salkımlar çekillenmeye başladı, uyanışlar çok zarif değil mi?
Bitkilerdeki bu uyanışı keşke alerjim izin verse daha yakından takip etsem. Umarım yakın zamanda daha çok açıkhavada vakit geçirebilir hale döneriz...

Sevgiler...

21 Nisan 2013 Pazar

Ediz ile Su...



Köyümüz serin neyseki, izmir'de bahar geldi diye açılıp saçılacakken tam yine havalar son bir serinlik yapıyor. Biz de son kez herhalde eşofmanlarla kuzuları görüntüleyebiliyoruz. Bu haftasonu da gönüllerince keyifle vakit geçirdiler. Ediz Su'ya abilik etti; yeri geldi, piyanosu başına geçti, ben temizlik yaparken Su halasıyla onu dinlediler. Ya da aşağıdaki fotolarda olduğu gibi birlikte oyun oynadılar, ya da ikisi ayrı ayrı köşelerine çekilip kendilerine oyunlar kurdular.


 Bizimki de minik parmaklarıyla dahada minik adamları tutup, yürütüp konuşturmaya çalıştı durdu. pek bir keyifli oluyor onun o dikkatli hallerini izlemek. 

Sevgiler...

3 Mart 2013 Pazar

sıcaklar bastı yine...

Köyde yıkandık giyinmek mümkün mü??
ev sıcak diye cıbıldak dolan dolan dur. O köşe senin bu köşe benim, ben de saldım bir süre, ne yapayım? Aman keyfine diyecek yok, bir oynarsın, bir pozlar, bir haller. Biz yine müzikle felan haftaiçi nasıl oynadığını biliyoruz. Hele şımarınca nasıl oynak olduğunu da... Ama annemler bu kadarını ve artık sürekli poz verme peşinde olduğunu ilk kez görüp pek bir keyiflendiler, güzel bir akşam yaşadık. Sağolsun minik kuzum bizi mutlu edip yine ömre ömür kattı.




Bu haftasonu da böyle bitti, 
sevgiler,

26 Şubat 2013 Salı

Şubat sonu, bizden

Merhabalar,
uzun zaman ihmal ettim ama kalımda bloga koyacak şey olmadığından değil onları ayrı bir başlık altında toplamak istediğim için site almaya çalışma, o alacağımın da istediim işe yaramayacağını öğrenme, bu arada boşa para yatırma ve hala bilmediğim ayarsızlıklarla aldığım siteyi kullanamama gibi saçma sapan işlerle uğraştığım için yazamadım...

Oysa bütün ay boyunca cavcav civciv kızım yine şirinelikler yaptı, oyunlar yarattı, oyunlarına bizi kattı, çıkardı. Ağladı, sinirlendirdi, sonra güldü, kendine hayran hayran baktırdı.

Bu haftasonu da hastalıklarımızı atlatıp köye gittiğimizde abisiyle bir haftasonu boyunca oynadı oynadı oynadı... yetti mi? Yetmedi, yine bir haftaiçi boyunca köye gitcem diye uyandı, ara ara aklına geldikçe tatil oldu köye gidelim diye bizi uyardı:) Dedesiyle yıldızı nasıl barıştıysa artık peşinden ayrılmak yok, yemekten kaldırıp oyuna sürükler oldu. Minik yürek büyüdükçe yarattığı sevgi de tariflenmez boyutta oluyor.

İşte havaların azcık ısınıp bademleri aldattığı bu haftasonundan kareler...




hepinize sevgiler,

27 Ocak 2013 Pazar

Fiko Dede ve kuzuSU




Annem bu haftasonu yine sağolsun yedirdi içirdi bizi o ayrı, ama kuzine üstüne kestane koyduk, yanına da kedi gibi yanaştım kuzinenin, tadı keyfi anlatılmaz:)

Bu haftasonu köye gittiğimizde annemler artık düzgün düzgün konuşup, beğenmediğinde ayar verebilen, kızıp küsmesini sadece hareketleriyle belirtmekle kalmayıp tafra koyan ve aksiyon alan SU ile tanıştılar. Ama bizi en çok şaşırtan Su'yun kullanmaya başladığı yeni kelimeler ve kurduğu cümlelerden ziyade dedesiyle eriyen buzların yerini kaynayan kazanların alıp peşinden düşmemesi oldu. Dedenin de bağda işleri başladı eve yorgun argın geliyor ama Su kızımız onun aklını çelip eninde sonunda koş koş oyununa kandırıyor. En sonunda onunla bir TV'de ne varsa yatıyor yanına, maksat gönüller bir olsun:) Baktı ki dede caillou'yu değiştirdi, tepesine çıkıp çıkıp onu "seviyor" bam bam bam...




Hep böyle olsun haftasonlarımız, kah kah kih kih gülelim sizin hallerinize:)