arkadaşlarım,
eşim saat 7:20 itibariyle sağ salim devir teslim yapmanın ve 9'da yenen pazar kahvaltısı sonrası erken uyanmanın getirdiği rehavete yenik düştü. Ben kahvaltımın SU hanımdan sonraki yarısına devam edeceğim ama edemiyorum, tok hissediyorum. Dün gece banyosundan sonra mutlu mutlu yatan kızımın gece hafta içindeki gibi yine ateşi hop etti, 37,8 oldu. Tüm pazar günü indi, çıktı, indi, çıktı. Oysa onunla cheesecake yemeye gideriz diye hayaller kurmuştu saf annesi...
Şimdi tontiş uyuyor böyle işte...
Yarın işe gitmeyeceğim, hemmen doktora... Keyfi yerinde gibi ama ateşin verdiği huzursuzluktan sanırım, yanından ayağa kalkmaya göreyim, basıyor cıyağı... uyutunca yemek yapmaya,yemeye, onun yemeğini hazırlamaya, mutfağı toplamaya koşturdum ama bitmiyor o kısacık arada hepsi... Olduğu kadar deyip saldım ben de...
yarın iyi haberler bekliyoruz...bu gece de çok artmasa ateş bari...
iyi bir hafta dilerim.
22 Mayıs 2011 Pazar
20 Mayıs 2011 Cuma
Çekildi bitti saygısızca:)
Evet sevgili okurlar,
annemlerin çok korktuğu ve benim bir o kadar (nedense benden daha çok korkarsa çevrem ben o kadar korkusuz oluyorum olaylara karşı) relax vaziyette gittiğim doktordan tam tahmin ettiğim gibi normal bir diş çekiminde ne kadar ağrırsa o kadar sızıyla çıktım. Dev anası gibi bir dişi de yanıma aldım tabi, hiç bırakmam dişlerimi küçüklüğümden beri. Kimbilir şimdi ne oldular ama ben onları dişçide bırakamadım:)
Benim konuyla ilgili tek derdim gece emzirmeden Su nasıl uyuyacak, gece emmeye kalkınca ne olacaktı ama depodan inen 1-2 şişeyle ertesi sabaha kadar durumu kıvırdık. Babası sağ olsun gece uyanmalarına koşturup karşılık verdi. Ayağında sallayıp uyutmuş kuzuyu...İnadına da kardeşim anestezili ilaçı diye vermeyeceğim süt iş yerinde sağdığımdan bu kadar mı fazla gelir? sinir oldum küçük çapta yine:)SIk sık iş yerinde 2 damla peşinde, atacağım zaman süt çağlasın...
Ben 30unda 20li çıkardım ama kızımda hala diş namına bir gelişme yok ama yürümek konusunda pek hevesli. Nerey alıp başını gidecekse, bahar onu da heyecanlandırdı. Desteksiz kalkamamasına rağmen kalkacağım diye uğraşıp duruyor ve korkutucu çalışmalar yapıyor. gözüm onda, olnda olamadığında da sürekli aklım onda, yapacağımı da yarım yapıp yanına koşturuyorum.
Bu 19 mayıs'da da babamız çalıştı, ben evde kızımlaydım. Hala sıvı gıdayla beslenmek zorunda olduğumdan mıdır? kızımın arada ateşi çıkıyor iniyor onu kontrol etmekten mi? ağzımdaki pis ilaç tadından mıdır keyfim pek yoktu. Su da saolsun gündüz sadece 1 saat uyudu ve akşam ev hakı olarak akşam yemeği bile yemeden bir sızmışız ki 8 de...12de ve 4de emzirmek için kalkmam dışında tosur tosur uyuduk 3 kişilik ev ahalisi olarak:)sabah 6da emzirsem de artık uykumu aldım diyen kızım ayaklarını yatağına güçlü güçlü vurup zıplayarak kalkmak istediğini gerekli mercilere duyurdu ve gereken yapıldı.... Annemler sabah bize uğrayıp haftasonu için torun depoladılar:) yürürken çıkan çoraplardan gözüken pembecik ayakları sevdik hepimiz, benim de yüzümün gözümün iyi olduğunu görüp kaçamak haftasonu gezisine başlamak için yola çıktılar...
Şimdilerde uyanır bizim minik yapuncak, ben de onu karşılamaya hazır olayım, renklileri koyayım makinaya, oyuncaklarını toplyayım falan feşman...
öperim sevgili okurlarım.
annemlerin çok korktuğu ve benim bir o kadar (nedense benden daha çok korkarsa çevrem ben o kadar korkusuz oluyorum olaylara karşı) relax vaziyette gittiğim doktordan tam tahmin ettiğim gibi normal bir diş çekiminde ne kadar ağrırsa o kadar sızıyla çıktım. Dev anası gibi bir dişi de yanıma aldım tabi, hiç bırakmam dişlerimi küçüklüğümden beri. Kimbilir şimdi ne oldular ama ben onları dişçide bırakamadım:)
Benim konuyla ilgili tek derdim gece emzirmeden Su nasıl uyuyacak, gece emmeye kalkınca ne olacaktı ama depodan inen 1-2 şişeyle ertesi sabaha kadar durumu kıvırdık. Babası sağ olsun gece uyanmalarına koşturup karşılık verdi. Ayağında sallayıp uyutmuş kuzuyu...İnadına da kardeşim anestezili ilaçı diye vermeyeceğim süt iş yerinde sağdığımdan bu kadar mı fazla gelir? sinir oldum küçük çapta yine:)SIk sık iş yerinde 2 damla peşinde, atacağım zaman süt çağlasın...
Ben 30unda 20li çıkardım ama kızımda hala diş namına bir gelişme yok ama yürümek konusunda pek hevesli. Nerey alıp başını gidecekse, bahar onu da heyecanlandırdı. Desteksiz kalkamamasına rağmen kalkacağım diye uğraşıp duruyor ve korkutucu çalışmalar yapıyor. gözüm onda, olnda olamadığında da sürekli aklım onda, yapacağımı da yarım yapıp yanına koşturuyorum.
Bu 19 mayıs'da da babamız çalıştı, ben evde kızımlaydım. Hala sıvı gıdayla beslenmek zorunda olduğumdan mıdır? kızımın arada ateşi çıkıyor iniyor onu kontrol etmekten mi? ağzımdaki pis ilaç tadından mıdır keyfim pek yoktu. Su da saolsun gündüz sadece 1 saat uyudu ve akşam ev hakı olarak akşam yemeği bile yemeden bir sızmışız ki 8 de...12de ve 4de emzirmek için kalkmam dışında tosur tosur uyuduk 3 kişilik ev ahalisi olarak:)sabah 6da emzirsem de artık uykumu aldım diyen kızım ayaklarını yatağına güçlü güçlü vurup zıplayarak kalkmak istediğini gerekli mercilere duyurdu ve gereken yapıldı.... Annemler sabah bize uğrayıp haftasonu için torun depoladılar:) yürürken çıkan çoraplardan gözüken pembecik ayakları sevdik hepimiz, benim de yüzümün gözümün iyi olduğunu görüp kaçamak haftasonu gezisine başlamak için yola çıktılar...
Şimdilerde uyanır bizim minik yapuncak, ben de onu karşılamaya hazır olayım, renklileri koyayım makinaya, oyuncaklarını toplyayım falan feşman...
öperim sevgili okurlarım.
16 Mayıs 2011 Pazartesi
20lik diş
Merhaba sevgili okur,
Bu akşamüstü, çarşamba akşamına 30'unda gelen 20'lik dişimin çekileceği operasyona karar verildi. Sadece o gece emziremeyeceğimi söyledi çene cerrahı, bakalım neler olacak. Kızım babasının ayağında ne kadar durabilecek, gece kalkıp biberonla nasıl tatmin olacak, hepsini heyecanla bekliyorum.
Bu arada çok da güzel bir anne sütü yazısı buldum, sevgili deniz kızına buradan teşekkür ederim.
http://mormermaid.blogspot.com/2011/05/anne-sutu-uzerine.html
Ne zamandır emzirme danışmanı olma yolundaki adımlarımı daha da güçlendirici, çok da arkasında durduğum bir yazı olmuş.
Emzirmek gibisi var mı?
Şimdilik gözlerim alerjiden midir ndir deli gibi kaşındığı için yatacağım...
Yakın zamanda şu internetime dokunma meselesini de bir konuşalım istiyorum...zaten 22 Ağustos'a kadar vaktimiz var, sonra neyi nerede konuşuruz göreceğiz...
iyi geceler
Bu akşamüstü, çarşamba akşamına 30'unda gelen 20'lik dişimin çekileceği operasyona karar verildi. Sadece o gece emziremeyeceğimi söyledi çene cerrahı, bakalım neler olacak. Kızım babasının ayağında ne kadar durabilecek, gece kalkıp biberonla nasıl tatmin olacak, hepsini heyecanla bekliyorum.
Bu arada çok da güzel bir anne sütü yazısı buldum, sevgili deniz kızına buradan teşekkür ederim.
http://mormermaid.blogspot.com/2011/05/anne-sutu-uzerine.html
Ne zamandır emzirme danışmanı olma yolundaki adımlarımı daha da güçlendirici, çok da arkasında durduğum bir yazı olmuş.
Emzirmek gibisi var mı?
Şimdilik gözlerim alerjiden midir ndir deli gibi kaşındığı için yatacağım...
Yakın zamanda şu internetime dokunma meselesini de bir konuşalım istiyorum...zaten 22 Ağustos'a kadar vaktimiz var, sonra neyi nerede konuşuruz göreceğiz...
iyi geceler
14 Mayıs 2011 Cumartesi
başarısız girişim no:1
arkadaşlar ekteki resimde başarız ekmek girişimimi göreceksiniz. Şişmedi, içi cıvık hamur kaldı.
Muhtemelen unu az geldi. evde terazim yok, neyime güvenip yarım kilo geldiğine inandım,bilemiyorum. sonuç başarısızlık oldu. Kısmet diyip "önümüzdeki maçlara bakıcaz" artık:)
Not :bundan önce söke un hazır karımlarından kutudan iki tane ayrı pakette ik ayrı maya paketiyle satılanlardan almıştım. Onlar sorunsuz, süper oldu. Bu seferki 1 kgluk tam buğday unundan biraz kullanmıştım. tam yarısını bulamadım o nedenle. Kutululardan çıkan maya (6gr) kadar denkliyim dedim, ama içine tuz ve şeker koymayı unuttum. Daha doğrusu koyulması gerektiğini hiç düşünmedim, sonradan aklıma geldi:) Bu nedenle saçma sapan bişi oldu sanırsam...
Neyine senin kafana göre ekmek yapmaya kalkmak, böyle olursun işte...
öperim.
Muhtemelen unu az geldi. evde terazim yok, neyime güvenip yarım kilo geldiğine inandım,bilemiyorum. sonuç başarısızlık oldu. Kısmet diyip "önümüzdeki maçlara bakıcaz" artık:)
Not :bundan önce söke un hazır karımlarından kutudan iki tane ayrı pakette ik ayrı maya paketiyle satılanlardan almıştım. Onlar sorunsuz, süper oldu. Bu seferki 1 kgluk tam buğday unundan biraz kullanmıştım. tam yarısını bulamadım o nedenle. Kutululardan çıkan maya (6gr) kadar denkliyim dedim, ama içine tuz ve şeker koymayı unuttum. Daha doğrusu koyulması gerektiğini hiç düşünmedim, sonradan aklıma geldi:) Bu nedenle saçma sapan bişi oldu sanırsam...
Neyine senin kafana göre ekmek yapmaya kalkmak, böyle olursun işte...
öperim.
1. Anneler Günü
Çok geciken bir yazıyı zaman aşımına uğraması nedeniyle kısa keseceğim.
Üzerine çok yazıldı çizildi. Ben o gün de her gün gibi hissetim. Çok mutluydum çünkü kızım yanımdaydı, sağlıklıydı. Ben sağlıklıydım, kızımın ihtiyaçlarını karşılayacak kadar gücüm yerindeydi.
Sonra içim buruldu. Annesini kaybeden genç anneler, benim kadar şanslı olmayan genç anneleri, annelerinden uzak kalan çocuklar aklıma geldi... neden hep limoni şeyler aklaım pırt diye geliveriyor anlamıyorum.
Neyse, anneler günü de köyde uyandığımız sabahlar gibi uyandık. Henüz oralar serin olduğu için kayınvalidem sobayı yakana kadar kızımı yatakta zapt etmeye çalıştım ama bir süre sonra sarıp sarmalayıp salonun yolunu tuttuk. Sucuklu bir kahvaltıdan sonra kızımı da doyurup oyuna daldık. Dışarısı SU'yun sabah uykusundan sonra iyice ısındı ve yarım muzumuzu ara öğün diye hüpletip arabasına koyduk kızımı. Yanımızdaki gelincik tarlasına daldık. Benim ve eşimin alerjisi nedeniyle bu minik gezimiz sonrasında ilça almayı reddeden ben dağılsam da çok güzel bir kır gezisi yaşadık.
Kuzum bazen ben onu öpünce karşılık vermek için ya çenesini kocaman açıp ya da kapalı olmasına rağmen ağzını yüzüme sıkı sıkı bastırıyor. Ne muhteşem bir öpücük oluyor... Tabi unutkan annesi kızının tırnaklarını kesmeyi unutmamaışsa, yoksa suratımda minik pençelerinin izi çıkıyor:)
Tüm annelerin annler günü kutlu olsun...
Üzerine çok yazıldı çizildi. Ben o gün de her gün gibi hissetim. Çok mutluydum çünkü kızım yanımdaydı, sağlıklıydı. Ben sağlıklıydım, kızımın ihtiyaçlarını karşılayacak kadar gücüm yerindeydi.
Sonra içim buruldu. Annesini kaybeden genç anneler, benim kadar şanslı olmayan genç anneleri, annelerinden uzak kalan çocuklar aklıma geldi... neden hep limoni şeyler aklaım pırt diye geliveriyor anlamıyorum.
Neyse, anneler günü de köyde uyandığımız sabahlar gibi uyandık. Henüz oralar serin olduğu için kayınvalidem sobayı yakana kadar kızımı yatakta zapt etmeye çalıştım ama bir süre sonra sarıp sarmalayıp salonun yolunu tuttuk. Sucuklu bir kahvaltıdan sonra kızımı da doyurup oyuna daldık. Dışarısı SU'yun sabah uykusundan sonra iyice ısındı ve yarım muzumuzu ara öğün diye hüpletip arabasına koyduk kızımı. Yanımızdaki gelincik tarlasına daldık. Benim ve eşimin alerjisi nedeniyle bu minik gezimiz sonrasında ilça almayı reddeden ben dağılsam da çok güzel bir kır gezisi yaşadık.
Kuzum bazen ben onu öpünce karşılık vermek için ya çenesini kocaman açıp ya da kapalı olmasına rağmen ağzını yüzüme sıkı sıkı bastırıyor. Ne muhteşem bir öpücük oluyor... Tabi unutkan annesi kızının tırnaklarını kesmeyi unutmamaışsa, yoksa suratımda minik pençelerinin izi çıkıyor:)
Tüm annelerin annler günü kutlu olsun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
