4 Eylül 2011 Pazar

IFA'dan cok kısa... - 1

Merhabalar,
şu ana kadar aslında her yıl gittiğim ancak hiç yazmak için bakmadığım IFA fuarından ve Berlin maceramdan kısa da olsa bahsedeceğim. Bu sene fuar macerama "emzirme" de eklenince bazı minik yararlı olabilecek detaylar da ortaya çıktı.


IFA her yıl düzenlenen Avrupa'nın en büyük tüketici elektroniği fuarı. Ben de Vestel Elektronik endüsriyel tasarım bölümünden fuarlarla ilgili kişi olduğum için her sene bu fuara başlamadan 2-3 gün önce giderek standdaki eksik gedik bir durum varsa onu kapatmaya, çıkabilecek herhangi görsel bir bozukluğu engelleyici tedbirler alınmasını düşünmeye çalışıyorm. Çıkan bir probleme anlık çözüm üretmeye çalışıyorum, falan falan...IFA'ya gidişim Ağustos sonu 28'inde oldu ancak SU'dan çok uzak kalmak istemediğim için 1 Eylül'de dönmek istedim. Fuar ise 2'sinde açıldığı için bu sene fuarda neler olup bittiğini yazamayacağım, kısmet seneye...


Bu sene stand çalışmasına 3 satte bir sağım rutinimi de ekleyince enteresan bir durum oldu. Otelden çıkmadan sağım, öğlen standda kapısı ve elektrik prizi olan her hangi bir delikte sağım, akşam otel odasına koşup sağım, yatmadan önce tekrar sağım diye günde 4 kere de olsa işi düzenli tutmaya çalıştım. Her gün sağım yaptığım sütleri poşete aktarıp aynı günlük olanları birleştirip otelin mutfak katındaki derin dondurucuya koydum. Geri döneceği otelden çıkış saatine kadar stlere dokunmadım. Çıkmadan hemen önce; bir yerine bişi olunca soğuk-sıcak kompres yaptğın jel paketlerinden (onları da son gün buzluğa atmıştım) bir iki tane ile çevrelediğim taşlaşmış süt poşetlerini içi koruyuculu yemek taşıma çantasına attım, onları da valize tıkıştırdım. 


Sütleri yanımda götürmedim zira yolda Hanslara bunu nasıl anlatabilirim bilmediğim gibi kargo bölümünün en soğuk bölüm olacağını düşünmüştüm. saat 15:15de otelden ayrılıp Munich aktarmalı olarak İzmir'e gece 22:45de indim. Köyde babasyıla ramazan tatilini geçiren kuzuma kavuşmam gece 00:30'u buldu. Ancak süt poşelerinin bazıların kenarları henüz yeni yeni sıvılaşmaya başlamıştı. Hemen hemen hepsi taş gibiydi. Zafer (!) :)


Kuzu da tam 1 gibi uyanır, meme ister. Hemen kıvrıldı koynuma yavrum benim. Yine koyun koyuna yattık derin köy gecesi sessizliğiyle...


iyi gezmeler sizlere de...

Hiç yorum yok: